Salı, Temmuz 17, 2007

Anne Babalara Öneriler


Anne ve Babalara :

Her çocuğun kendisine özgü konuşma gelişimi olduğu, buna müdahale edilmeden kendi gelişiminin izlenmesi anlatılmalıdır.Bunun için tutarlı ve sakin davranılması açıklanmalıdır.

· Çocuklarına konuşmak için ihtiyaç duymaları sağlanmalıdır. Çocuklara konuşma sevdirilmelidir.

· Aile içi çatışmaların çocukları etkıilediği özellikle dil gelişimine etki ettiği anlatılmalıdır.

· Anne babalara çocuklarını kekemeliklerine karşı duyarlı olmaları sağlanmalıdır. Bu kapsamda çocuklarının konuşmalarını bebeksi bularak aşırı ilgi göstermeleri veya onları yermeleri ya da kayıtsız kalmaları; ileride çok zor düzelecek sorunlar yaratabilmektedir.

· Anne-babalar en kısa sürede uzman desteğine ulaşmalıdırlar. Bu anlamda yerleri ve ortamları güzel olan ancak içi boş merkezler seçilmemelidir. Esas olan Akademik kariyerli kişilerin yönetimindeki merkezlerdir. Sıklıkça yapılan İrrasyonel bir öneri kekeme çocuklasrın en az onbeşgün kulaklarını kapamaları ve kendiliğinden konuşma gelişiminin olacağıdır. Bu öneri içi boş ancak gösterişli; örneğin konumları gereği bir şey varmış izlenimindeki yerlerin akıl dışı önerileridir. Zira insan hava ve kemik yoluyla duyar. Kulağa pamuk tıkamak duymayı engellemez, aksine bunalımı artırır. Bir hastam bu öneri dahada iyi olsun diye bir ay pamukla dolaşarak bunalıma girmişti.

 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!

Kekemelik Sorunu

Yıllarca bu sorunla ilgilenen birisi olarak; intihar eden, sabahlara kadar ağlayan tamamen mutsuz olan kişiler gördüm. Hatta inanılması güç ama; vatani görevini yapan Şanlı Türk ordusu mensubu iken; incitilen ve alay edilenleri gördüm.


Hatta hatırlarım bir kızım vardı, Sarışın yeşil gözlü akıllımı akıllı, İngilizcesi ve Matematiği mükemmel ve okul birincisi. Bu dünya güzelide sabahlara kadar ağlıyordu. Çünkü arkadaşları, ona kukuku diyerek alay ediyorlardı. Bir gün bana, bu gün sınıfta şliir okudum çok şaşırdılar, bana asla kukuku diyemeyecekler derken; en büyük zaferi kazanan kumandandan daha gururluydu.


Yine hatırlarım Bankada Müdür olan bir canım hastam eşinin ve kendi adını 16 yıldır söyleyememişti. Derslerimiz ilerlediğinde, eşini telefonla arayıp, hayatında ilk defa Tülin hanım derken ağlıyordu. Ben de ona katıldım.

Anadolunun önemli illerinden birisinden gelen sağlık alanında görevli 40 yaşlarında hastam, şunu anlattığında ağlıyordu:

"Karım bu konuşmayı düzeltmezsen evi terk et dedi. Unutmadan karısı, Yüksek İnşaat Mühendisi idi. Çocukları lisedeydi. Onlarda baba sen sakın öğretmenler gününe gelme rezil ediyorsun demişlerdi."

Bunları anlatırken ağlıyordu. Bu gün çok mutlu aile hayatı ve evliliği var.

Bunlar ilk anda aklıma gelenler; vakit bulduğumda tamamlamak üzere; Benim Canım Kekemelerim adlı kitaba başladım.

Etiketler: , , , ,

 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!